
"Cardona Köyü'deki komşularının bakış açılarına göre, yaz kış aynı elbise ile dolaşanToto Zaugg müthiş bir insandı:Soğuk alıyordu.Alamadığı tek şey bir paltoydu"
Eduardo Galeano'nun Tepetaklak/Tersine Dünya Okulu adlı kitabı, dünyanın aldığı korkunç hali gözler önüne seriyor.Ama bunu yaparken başka bir dünyaya açılan yolun kapılarını işaret etmeyi de ihmal etmiyor.Umut için bir mum da Galeano yakıyor."Pek çok umut kaynağı var.Eğer umudun içecek suyu olmasa susuzluktan ölürdü.Neyse ki, büyük kalabalık insan grupları var, Zapatistalar gibi, topraksız köylüler gibi...Tek olası dünya bu değil.Gerçeklik her sabah yeniden doğan bir çarpışma.Kim 1 Ocak 1994'te ormanın içlerinden Zapatistaların çıkacağını söyleuebilirdi.Kimse bunu öngörmedi ve şapkadan tavşan çıktı. Bu şu demek, hala hayat var, uslu uslu boyun eğmeyi reddedenlerin arzusu...Bu dünya tepetaklak ve bakalım onu ters çevirebilecek miyiz, onu deniyoruz! "
" Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir.Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, dersleri bedava verir.herkese ve her yerde;yerde ve gökte:Bu okul. bir biçimde, insanlık tarihi boyunca ilk kez evrensel iktidarı ele geçiren sistemin kendisinden doğmuştur.Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı.Yılanlar uçmayı vebulutlar yollarda sürünmeyi"
Alçakgönüllülüğü hoş gören, emeği ile çalışmayı ve dçnüştürmeyi cezalandıran, vicdansızlığı ödüllendiren, adaletsizliği ve yamyamlığı doğanınkanunu addeden bu suç, korku ve delilik çağını; tersliklerin normal sayıldığı bu 1yeni leviatanı" tersine dünyayı böyle tanımlıyor devrimci etiği tümhücrelerine yedirmiş ve sindirmiş asi ruhlu, ışıklar sönünce gerçekleri görebilen ve karanlıkta boy atan fabrika işçisi,biletçi ve boyacı Eduardo Galeano "Tepetaklak'ta. Uruguaylı yazar küresel kapitalizmin ve neoliberalizmin dünyada yarattığı total tahribatı aslında Latin Amerika izleğinde son derece çarpıcı, ironik, nüktedan ve dibine kadar politik bir tavır alarak tasvir etmeye girişiyor."Doğru, istikrarlı, ilerlemeci, modern ve tek alternatif" olarak tüm insanlığa sunulan ve evrensel bir tarih anlayışıyla yedirilen; parametrelerini ve koordinatlarını yukarıda açımlanan ultra serbest bu düzende aslında her şey normal. Peki, tepetaklakolan ne ?
Örneğin, günümüzün tersine dünyasında evrensel barışı en çok gözeten ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satan ülkelerdir; en itibarlı bankalar en çok uyuşturucu parası aklayan ve en çok çalıntı para saklayan bankalardır; en başarılı endüstriler gezegeni en çok zehirleyenlerdir;çevrenin korunması onu yok eden şirketlerin en parlakişidir; en kısa zamanda en çok insanı öldürenler, en az işle en çok parayı kazananlar ve doğayı en ucuza en fazla yok edenler dokunulmazlık ve kutlamayı hak ederler diyor Galeano.Tersine dünya bizi komşumuzu bir güvence değil, bir tehtid olarak görmemiz için eğitir; bizi zamansızlığa, mekansızlığa, yersizliğe yurtsuzluğa iter , sanal ve simülatif dostlar gelir bizi teselli eder; ve sonunda eğer şansınız varsa serseri bir kurşun işini daha önce görmezse,açlıktan korkudan ya da sıkıntıdan ölmeye mahkum oluruz.Galeano'nun eskizlerini çizdiği bu tersine dünya, bize bu "gerçekliği" değiştirmek yerine ona sinik bir biçimde katlanmayı, bunu kader saymayı, dinlenmek yerine onu unutmayı, geleceği hayal etmek onu kabullenmeyiöğretiyor.İşte, Galeano'nun da kaleminden bal damlayarak ifade ettiği gibi; suç böyle uygulanıyor veböyle öneriliyor. Bu bir okul. Ve bu suç okulundaki zorunlu dersler iktidarsızlık, öznesizlik, benliksizlik, unutkanlık ve teslimiyet. Peki ya insanlık, mücadele ve pandoranın kutusundan o en son çıkan umut? Şu diyalektik gerçeklik Galeano'nun zihninde o kadar aşikar ki:"mutluluğu olmayan mutsuzluk, karşı yüzü olmayan yüz, cesareti aramayan cesaretsizlik yoktur.Karşı okulunu bulmayan okulda..." Yani Woody Allen bir nebze de olsa rahat olabilir,çünkü Karl Marx daha ölmedi.
Tepetaklak
Kitap, bütün değerleri tepetaklak edilmiş bir dünyayı yeniden ayakları üzerine döndürme çabası olarak da okunabilir.Galeano'nun yaptığı yalnızca dünyanın ne kadar bir yer haline geldiğini göstermek değil.O hayat karmaşasında yabancılaşarak yaşadığımız kimi , sıradanlıkların aslında ne kadar büyük bir suç organizasyonun parçası olduğu gerçeğini çarpıyor suratımıza.Son model otomobilimize benzin doldururken, benzin şirketinin Nijerya'da nasıl bir soykırıma imza attığını öğrenebiliyoruz.Tepetaklak nasıl bir dünyada yaşamak zorunda bırakıldığımızı ve bugün normalmiş gibi yaşadıklarımızın sarsıvı yanlarını koyuyor önümüze; ABD' den Latin Amerika'ya: Asya'dan Afrika'ya kadar onlarca çarpıcı örnek ve bilgiye yoğrulmuş bu şiirsel metin, Bülent Kale'nin çevirisi ile düştü kitapçılara.Yaşadığımız dünyanın, medya, silah, otomotiv, petrol tekellerince kurgulanmış dünyasını anlamak,günlük hayatın sıradanlaştığı gerçeğin gücünü fark etmek için bulunmaz bir kitap...